Diye Diye
Şu başıma gelenleri kendime
Dilimde tüy bitti yaz diye diye
Bunca keder, bunca gamı başıma
Kimler sardı bilmem az diye diye
Ömrün, güzel anlarının bittiği
Yalanların dostlukları üttüğü
Yâr dediğim yarenimin ettiği
Çekilmiyor artık naz diye diye
Bakmadılar gözden akan yaşıma
Bir de zehir kattı zalim aşıma
Düzenbazı kimler sardı başıma
Yapılan işleri boz diye diye
Haram yerdi tıksındılar doymaktan
Hırsızlar bıkmadı fakir soymaktan
Yıldık her köşede popu duymaktan
Sazı kırdık artık caz diye diye
Girdiler Allah'la kul arasına
Göz koydu fakirin pul, parasına
Gönül dayanmadı dil yarasına
Bastılar biberi tuz diye diye
Uçan uçtu nesi kaldı çatının
Oyuncağı olduk artık batının
İçine bindik de Truv-atının
Bizim elimizde koz diye diye
Kulak veren yoktur artık öğüte
Balığı çıkardık çoktan söğüte
Nice yalanlarla Harun Yiğit'e
Gösterdiler kışı yaz diye diye... Harun Yiğit 29.03.2007
Vardım
Ozan Baks'la başlamışım
Dedem Korkut işlemişim
Yesevi'yi düşlemişim
Kopuz ile tara vardım
Nesiminin derisinde
Hallacı'nın gerisinde
Ateşlerin birisinde
Yanmak için kora vardım
Kılıç bile çıkmaz kında
Açlar doyar bizim handa
Hacı Bektaş semahında
Pir önünde dâra vardım
Cemreler düştüğü anda
Hak bededir benim donda
Mevlana'nın dergahında
Döne döne hâra vardım
Kan kalesi yapısında
Taptuk Emre kapısında
Yunus gördüm hepisinde
Et kemikle nura vardım
Siyah, beyaz, kızıl, sarı
İçimize düştü hârı
Pir Sulat'ın isyanları
Neredeyse ora vardım
Paylaşalım yârdan gayrı
Dedi Bedrettin denen biri
Bu uğurda verdi seri
Vermek için dara vardım
Kılıçları çıktı kından
Kizir oğlu hazır dünden
Köroğlu'nun kıratından
Ala paça dora vardım
Anlayana benim sözüm
Karacoğlan çalar sazım
Aşk yaşarım iki gözüm
Güzel gördüm duravardım
Dağlar yeşil yaprak dedim
Veysel ile toprak dedim
Kazma vurdum öyle yedim
Ayva, kiraz, nara vardım
Mızrabı tellere vurdum
Katillerden hesap sordum
Mahsuni'de çok şey gördüm
Yangınlarda zora vardım
Yiğit olup ateş yaktım
Reyhani'de reyhan koktum
Nefret duvarını yıktım
Namus, iffet âra vardım...Harun Yiğit
Duyun Dağlar Duyun
Daha var mı bilmem sende barınan
Geçirmedim güzel bir gün yârınan
Sen örtünmüş yatar iken karınan
Duyun dağlar duyun yanıyor içim
Tirmanayım yüce dağlar yücene
Al da sakla beni bir kez gecene
Haykırayım gelmiş geçmiş nicene
Duyun dağlar duyun kanıyor içim
Acılarla kucaklaşıp üzüldüm
Turnaların sırasına dizildim
Kanat açtım yücenize süzüldüm
Duyun dağlar duyun konuyor içim
Gözyaşlarım Yiğt bilmez akıntı
Gönül köşküm bir görseniz yıkıntı
Bugün bana geldi yine sıkıntı
Duyun dağlar duyun donuyor içim...Harun Yiğit 26.01.2007
Öylesine Doldum Sormayın Dostlar
Öylesine doldum sormayın dostlar
Kabımdan taşıp da akacak oldum
Alev alev olmuş içim yanıyor
Gizlendiğim dağı yakacak oldum
Gelinmez bir yola bakar dururum
İçimde bir ışık yakar dururum
Bilmem kaç zamandır akar dururum
Dolduğum bendimi yıkacak oldum
İflah olmam ben bu dertten ölürüm
Ben cananım için candan olurum
Beklerim yolunu gelmez bilirim
Yine de yollara bakacak oldum
Aka aka bir gün denize değdim
Buharlaşıp artık buluta ağdım
Şimşekler çakıp da gürleyip yağdım
Olunmadık yerde çakacak oldum
Yiğit; im yanarım yangınım sönmez
Yaram derindedır nedense dinmez
Yüksekte uçarım engine inmez
Taşıdığım tenden çıkacak oldum...Harun Yiğit 27.01.2007